Empati etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Empati etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Temmuz 2015 Salı

6 Temmuz 2015 Pazartesi

Basamaklarla Empati : Prof. Dr. Nevzat Tarhan

 Empati birkaç aşamada (basamakta) gerçekleşir. Kapsamlı empati tanımlaması için nöroloji, psikoloji ve sosyal psikoloji bilim dallarının göz önünde tutulması gerekir. Bu üç disiplin merceği altında yapılan empatinin 6 basamakta gerçekleştiği görülür.



  Birinci Basamak
  Birinci basamakta, empati yapacak kişinin nötr olması gerekir. Nötr olmayı başaran kişi ön yargılarını  bir kenara koyabilir. İnsanların kategorik düşünceleri vardır. "Ben ve diğerleri", "zenci-beyaz kavramı", " o alt kültürlerden ben üst kültürdenim" gibi bazı ön yargılara sahip kişiler empati yapamazlar.
  Nötr olmak, karşısındaki kişi hakkında ön yargıları olmasına rağmen kendi düşünceleri ve onun düşünceleri ayrıştırabilmesidir. Yoksa kendi düşüncesini terk etmek değildir. Bu durumu şu örnekle açıklayabiliriz: Bir araştırmacının laboratuvara girerken elbiselerini çıkarıp beyaz önlük giymesi gibidir. O önlüğü giydiğinde artık ortama, hijyen kurallarına uygun davranır. O konuda çalışmasına engel olacak durumları geçici olarak bırakır. İşi bittikten sonra tekrar giyinir. Bu kendi biçimini terk etmek değil, laboratuvardaki role uygun davranmaktır. O role uygun davranmazsa nötr olamaz ve iş yapamaz.
   İkinci Basamak
  Empatinin ikinci basamağında, empatik faktörler olarak aktif dinleyici ve soru sorabilen olmak vardır. Karşı taraf konuşurken onu anladığını göstermek için başını sallamak, son söylediği bir kelimeyi tekrar etmek, bazı düşüncelerini onaylamak suretiyle beden dili ile aktif dinleyici olduğunu göstermek gerekir.
  Üçüncü Basamak
  Üçüncü basamakta, karşıdaki kişiyle yer değiştirilir. Empatide orada başlar. "Ben onun yerinde olsaydım ne hissederdim, nasıl acı çekerdim, ne yapardım" sorularıyla o kişinin yerine geçici olarak kendini koymaya çalışır.
  Dördüncü Basamak
 Dördüncü basamak, kabullenici olmaktır. Artı ve eksileriyle, olumlu olumsuz yönleriyle karşı taraf, her  şeyiyle kabullenilir.
   Beşinci Basamak
  Beşinci basamakta, çözüm üretici olmak gerekir. Empati kurulacak kişinin sorunu için çözüm üretilir. Kişiye davranışları ile ilgili açıklamalar yapılır.
   Altıncı Basamak

  Altıncı basamakta, empati sürecinde karşıdaki kişiye rehber olunur. Rehber olmak empatiyi alıp sürüklemek değildir. Rehber ve yol gösterici olmada kişiye fikir verilir, seçenekler sunulur. Buyurgan tavır içine girilmez. Karar yine onundur ve kontrol ona bırakılır.

3 Temmuz 2015 Cuma

Empati Nedir ve Nasıl Olmalıdır?

     Empati
  Psikoloji biliminde empati, bir kişinin kendisini duygu, düşünce, davranış olarak karşısındaki kişinin yerine koyarak hissetmesi, düşünmesi ve hareket etmesidir. Eşduyum diye de tanımlanan empati, genel psikolojik tanımda sadece eşduyum değildir. Diğer bir ifade ile karşısındakinin hissettiğini hissetmenin ötesinde o kişinin bakış açısını da görebilmesi, onun bakış açısına saygı duyup kendi bakış açısında olaya bakması ve ortak hareket edebilmesidir.
  Empatiyi tam olarak tanımlayabilmek için empati, sempati ve antipati arasındaki farkı da bilmek gerekir.
  Sempati, bir insanın karşısındakinin duygularına aynı şekilde katılması anlamına gelir. Karşısındaki kişi üzüldüğü, ağladığı zaman, ona yandaş olması, onunla aynı şeyi hissetmesi, ağlayanla oturup ağlaması, sevinenle oturup sevinmesidir. Bu durumda kişi karşısındakinin sorununu içselleştirmiş olur.
  Antipati ise karşı tarafın duygu, düşünce ve davranışlarına aksi tavır sergilemektir. Bir kişiye antipati hissetmekle , bir sıfata antipati hissetmek arasındaki fark ayırt edilmelidir. Antipati genellikle bencil kişilerde olan özelliktir.
  Empati ise kişinin kendi duygularını koruyarak, karşı tarafın da duygularını fark edip o şekilde davranmasıdır. Bencillik empatinin tersidir ancak antipati değildir. Benmerkezci olan kişi sadece ben seviyesinde kaldığı için empati yapamaz, karşı tarafın yerine geçip onun bakışlarıyla olaya bakamaz ve karşı tarafın hisleriyle aynı hissi paylaşamaz.

  Empati araştırmaları sırasında, sosyal beyin  çalışmalarının kültürel farklılıkları da olduğu ortaya çıkmıştır. Budist rahiplerle, ortalamalı bir Amerikalı arasında beyin görüntüleme ile empati çalışması yapılır. Vücudu yanmış bir insan resmi ortalama bir Amerikalıya gösterildiğinde beyinde iğrenme duygusu ile ilgili alanlar parlar ve bu alanların aktif hale geçtiği görülür. Beynin o bölümünde stres hormonları artar, kaygı yükselir. Aynı resim kendisini eğitmiş bilge Budist bir rahibe gösterildiğinde ise acıma ve yardım duygusuyla ilgili alanlar aktif hale geçer. Şefkatle birlikte, yardım ihtiyacı ve mutlulukla ilgili alanlar da faal hale gelir. Bu nedenle empatinin biyolojik bir temeli olduğu ve sadece yardım edilecek kişiye değil, yardım edene de katkı sağladığı empati yapılana değil, empati yapanı da rahatlattığı, psikolojisine olumlu desteği olduğu söylenir. Bu örnek, empatinin geliştirilebilir bir beceri olduğunu gösterir.  Biyolojik olarak var olan empatik eğilimi herkes gösterebilir.


   Gelişim psikologlarının düzenlemelerine göre empati, birincisi duygusal öğrenme, ikincisi zihinsel öğrenme ve davranışsal öğrenme şeklinde tanımlanır. Karşındakinin duygularını anlamanın ötesinde, davranışlarını da anlama, onun bakış açısıyla bakmadır. Empatinin tam gerçekleşmesi için üç öğe olan duygusal olarak empati, düşünce olarak empati ve davranışsal olarak empati beslemesinin olması gerekir.
 
   Duygu Aktarımında Sözsüz İletişimin Önemi 
  Duygu aktarımı ayağında, iletişimdeki kişiler arasında duygu alışverişi meydana gelir. Yapılan araştırmalar, duygu aktarımının olduğu sözlü iletişimin %20, sözsüz iletişimin %80  civarında olduğunu göstermektedir.  Sözel olmayan iletişimde mimik ve jestler, beden dili göz teması, söyleyiş tarzı vardır. Konuşurken karşı tarafa eşik altı vurgular yapılır. Bu vurgular konuşma sırasında kelimenin yazı anlamından çok, ona eşlik eden duyguların karşı tarafın beyninde kalıcı olarak kalıp kalmamasını belirler. İletişimin duygu aktarımı ayağı, kişilerde bilginin daha kalıcı  olması sonucunu doğurur. Bu durum da empatinin biyolojik temelinin olduğunu ve pozitif bilim olgusuna dayandığını gösterir. Son 30 yılda yapılan yoğun çalışmalarda, somut beyin görüntüleme yöntemleriyle empatinin biyolojik bir kavram olduğu, görsel olarak beş duyunun sınırları içinde değerlendirilebileceği daha net ortaya çıkmıştır. 

 Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...