Hepimizin başına
gelmiştir, bir şeyi hatırlamaya çalışırken ne kadar zorlarsak zorlayalım o
bilgiyi hatırlayamayız. Hatırlamalıyım dedikçe o bilgi sanki bizden kaçar ama
hatırlamaya çalışmayı bıraktığımız anda o bilgiyi hatırlarız. Peki hiç merak
ettiniz mi neden böyle olur?
Emile Coué; "Genel olarak kabul görmüş teorinin aksine irade iddia edildiği gibi yenilmez bir güç değildir aslında ne zaman irade gücü ve hayal gücü çatışsa her zaman galip gelen hayal gücü olmaktadır." diyerek Ters Etki Kanunu ortaya koyar. Bu kanuna göre bir şeyi ne kadar yapmak isterseniz o şeyin olma ihtimali o kadar düşer.
Yerde duran dar bir tahtanın üzerinde yürümeniz gerektiğini düşünün. Bunu hiç kuşkusuz kolayca yaparsınız. Bir de aynı tahtanın yerden beş metre yukarıda ve iki duvar arasında asılmış olduğunu düşünün. Üzerinde yürür müydünüz? Yürüyebilir miydiniz?Düşünmekten kaçındığımız bir şeyi nasıl daha çok düşünüyorsak hatırlamak istediğimiz şeyi de aynı şekilde hatırlayamıyoruz. Örneğin size yeşil elmaları düşünmeyin denildiğinde ne kadar çabalarsanız çabalayın yeşil elmaları düşünürsünüz. Yeşil elmaları düşünmemeye çalışırken zihninizde iki önerme oluşur biri elmaları düşünmek diğeri ise düşünmemek. Bilinçaltı güçlü olan önermeyi kabul eder ve işleme koyar, elmaları düşünmemeye yoğunlaşırken irade gücünüzü kullanırsınız. İrade gücünüzü kullanmanız karşıt bir durumun var olduğunu kabul etmektir. İradenize ne kadar yoğunlaşırsanız karşıt düşünce o kadar kuvvet kazanır ve bilinçaltınız iradeniz dışındaki düşünceyi işleme koyar. Böylelikle ne kadar çabalarsanız çabalayın elmaları düşünürsünüz.
Herhalde hayır. Tahta boyunca yürüme arzunuz, hayal gücünüzle çatışırdı. Tahtanın üzerinde yalpaladığınızı ve baş aşağı düştüğünüzü hayal edersiniz. Yürümeyi çok isterdiniz, ama düşme korkusu size engel olurdu. Hayal gücünüzün üstesinden gelmek ve bunu bastırmak için çaba sarf ettikçe, düşme fikri daha güçlü hale gelirdi. 1
Sınava her şeyi bildiğinizden emin bir
şekilde girip sınav kağıdına baktığınızda hiçbir şey hatırlayamamanız ama
sınavdan çıktığınızda tüm soruların cevaplarını hatırlamanız, bir kişinin ve ya
bir yerin ismini bildiğinize eminken bir türlü aklınıza gelmemesi ve sonradan
bir anda zihninizde belirmesi zihinsel çabanın ters etkisidir. Hatırlamaya
çalışırken aslında zihnimizi hatırlayamamakla ilgili imgelerle dolduruyoruz ve
bu imgeler baskın gelerek bilinçaltı hatırlamamızı engelliyor. Yani bildiğimiz
bir şeyi hatırlayamamızın sebebi zihnimize uyguladığımız baskıdır, baskı
kalktığı anda hatırlamak istediğimiz şey zihnimizde belirir.
Bu kural sadece hatırlamak ile ilgili değildir,
iyileşmek isteyip iyileşememek, sürekli başarısızlığa uğramakta bu ters etkinin
bir sonucudur. Sağlığınıza kavuşmak isterken zihninizi hep hastalık imgeleriyle
doldurmanız, başarı isterken başarısızlığa yoğunlaşmanız bilinçaltınızın bunlar
için çabalamasına yol açıyor.
Basketbolun efsane isimlerinden biri olan Michael Jordan'ın sözü bu konuya çok güzel bir örnek ve kariyeri de sözünün ne kadar doğru olduğunu gayet güzel ortaya koyuyor.
"Ben hiçbir zaman başarısız olursam ne olacağını düşünmem.
Çünkü bunları düşünmeye başladığınızda ister istemez olumsuz sonuca yoğunlaşırsınız. Eğer konunun üzerine atlıyorsam başarılı olacağımız düşünüyorumdur;
başarısız olursam neler olacağını değil."
Nevzat Tarhan'da bu konuya şu şekilde yaklaşıyor.
"Gizli bir psikolojik yasa:Ters çevrilmiş etki yasası;
çok arzularsanız, çok ısrar ederseniz karşıtını geliştirirsiniz.
Kovalanan av kaçar..."